Meg Ryan İçin Ağlayalım

Meg Ryan’ı ilk olarak Val Kilmer’la oynadığı “Doors”da tanımıştım. Bir insan ancak bu kadar güzel, bu kadar sempatik ve aynı zamanda da bir o kadar seksi olabilirdi. Zaten Doors sonrasında kariyeri aldı yürüdü ve romantik komedi ağırlıklı bir çok sinema filminde rol aldı senelerce. Hollywood piyasası ne kadar kaçınsa da inkar da etse Yeşilçam mantığında aslında. Birine bir rol yapışıyor alıyor başını öylece gidiyor. Aptal olan hep aptal, kötü olan hep kötü, seksi olan hep seksi rollerde yer alıyor. Zincirleri kıranlar yok mu? Var elbet ama nadir sayıdalar. Riske girmek istemiyor çoğu yapımcı, alışılan karakteri alıp alıp sunuyor. Ekmek aslanın ağzında bu sinema camiasında. Kişiye yapışan karakter faktörü dışında bir de yaş faktörü var zira. Jennifer Aniston, Sandra Bullock, Meryl Streep gibi şanslı olamıyor herkes. Maalesef belli bir yaşı geçtikten sonra en tercih edilen kadın oyuncular bile unutulmaya yüz tutacak kadar yapımcılar tarafından tercih edilmez hale geliyorlar. Nichole Kidman ve Demi Moore uzun süre hangi role bürüneceğini bilemeyenlerdendi mesela. Her iki isim de bir düzine ameliyat geçirip bedenlerine yüklü miktarda yatırım yaptılar ve piyasaya yeniden tutunmayı başardılar, kim bilir ne kadar sürecek. Anneanne, babaannne rollerine bürünmeye hazır olduklarında yeni roller edineceklerdir elbet ama bunu kabullenmek de zor, ve sonuna kadar da haklılar. 

Haklılar çünkü zaman su gibi akıp gidiyor. Hiç bir şey aynı kalmıyor, hepimiz yaşlanıyoruz, zamanın kimseye torpili yok. Bugün Meg Ryan’ın ne kadar yaşlandığını fark ettiğim bir fotoğrafıyla karşılaştım ve derin bir üzüntü duydum. Onun için, kendim için, herkes için… Meg Ryan kendi halinde, parlak günleri geride kalmış, Hollywood tarafından yeni bir karaktere oturtulamamış durumda olanlardan. Kim bilir ne zaman ne rolle yeniden çıkacak karşımıza…  Şimdi kronolojik bir Meg Ryan turu atalım ve ağlayalım:)

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir