Jennifer Lopez’den İtiraflar!

Mart ayında vizyona girecek olan “The Boy Next Door” filmi için ufak ufak tanıtım turlarına başlayan Jennifer Lopez, merak edilen özel hayatına dair röportajlar vermeyi de ihmal etmiyor. Filmin yanı sıra, 2012 yılında ayrıldığı, 2014’de resmi olarak boşandığı ikizlerinin babası Marc Anthony ve diğer tüm hayatına giren adamlar hakkında da ilk kez çarpıcı açıklamalar yapan Lopez, bugün Hollywood gündemini en çok meşgul eden isimdi…

“The Boy Next Door”
 
Ryan Guzman’la başrolünü paylaştığı filmin sevişme sahneleri hakkında “O gördüğünüz bendim. Bir dublör kullanmadım. İtiraf etmeliyim ki, o sahneleri çekerken çok zorlandım. Ama bizim işimiz bu ve bu sebeple elimden geleni yaptım.” diyen Lopez, 45 yaşında olmasına rağmen 1987 doğumlu rol arkadaşının yanında hiç de abes durmadığı konusunda ise “Vegan diyeti yapmaya başladım. Yediklerime dikkat ederek son derece sağlıklı besleniyorum. Bu derece fit olmamı da yoğun egzersiz programıma ve vegan diyetine borçluyum” diye açıkladı.
“Boşanmanın ardından (Marc Anthony) bir süre kendimi her şeye kapattım. Hayatıma kimseyi almamaya karar verdim. Flörtleşmek yoktu, kalp çarpıntısı yoktu. Sonra buna bir son vermeye karar verdim. Hayatımın sonuna kadar yalnız kalamazdım. Çünkü ben hiç yalnız kalmadım. Kız kardeşimle aynı yatağı paylaşarak büyüdük. Sonra ünlü oldum. Etrafım hep kalabalıktı ve evet her zaman hayatımda birileri vardı, erkek arkadaşım ya da kocam. Biri bitti biri başladı. Yalnız kaldığım süre zarfında geceleri oturup düşünüyorum. Şu an yapacak bir işin yok, çocuklar içeride uyuyorlar. Kendime soruyordum, “Ne yapmak istersin Jen?” Gerçekten ne istediğimi bilmiyordum çünkü her zaman birlikte olduğum kişinin ne yapmak istediğini düşünerek yaşadım. İşte tam da bunun farkına vardığımda gerçek bir aydınlanma yaşadım, tamamen kendim için bir şeyler yapmaya başladım. Anı kendime ayırdım. Bu başta beni çok korkuttu. Gerçekte hayatta yapayalnızız aslında. Yalnız doğuyor ve yalnız ölüyoruz. Bu tüyler ürpertici gerçekten hep kaçıyordum ama sonunda onunla da yüzleştim.” 
“İlişkilerimin her zaman iyi olmasını istedim ama olmadı. Yalnız kaldığımda ağladığım çok oldu. Kendime ağlıyordum. Yalnız kalmaktan nefret ediyordum. Sonunda asıl meselenin yalnız kalmak değil, kendin için bir şeyler yapmak olduğunu anladım. Geçmişte yapılan hatalar ileri yaşlarda çok sağlamcı bir yaklaşım içine girmeye sebep oluyor, bundan vazgeçip sonrasını düşünmemek gerekiyormuş, onu anladım. Bu anlamda geçmişte yaptığım hatalardan dolayı kendimi affettim. Geçmişte beni üzen sevgililerim ve eşlerimi de. Tüm bunlar bana bir sonraki seçimimde daha iyi kararlar vermemi sağlayacak.”
 
“20 yaşındayken yaptığım evlilik olağan üstüydü. (Ojani Noa) Onun da benim de öğrenmemiz gereken çok şey vardı maalesef, yaşımız çok gençti, zamanlama hatası vardı ve bitti. 2001’de yaptığım evlilikte (Cris Judd) güzeldi. O sıralar o ve ben kimlik mücadelesi veriyorduk. Bitme sebebi buydu tam olarak.” 
 
“Yine de evliliğe inanıyorum. İki insanın ortak bir hayatı en iyi şekilde paylaşabileceğine inanıyorum. Masallara inanıyorum. Çocuklarıma şükran doluyum bu anlamda. Bana hayatta mucizelerin olabileceğini her fırsatta öğrettikleri için.”

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir