Seyahat: Sapporo Kar Festivali

Sapporo

Sapporo

Japonya denince gözümüzün önüne önce ilkbahar ve yaz görüntüleri gelir. Kiraz çiçeği festivallerini, havuzları çevreleyen geleneksel bahçeleri, ahşap evleri hatırlardım. Oysa, Japonlar doğayı beyaza boyayan kış aylarını da aynı coşkuyla yaşıyorlarmış. Ülkenin kuzeyindeki kentlerde şubat ayında kar festivalleri birbirini izliyor. Sapporo’da dev heykeller inşa edilip, şölen atmosferinde kışın tadı çıkarılırmış. Yokote’de kardan evler yapılıp, mum ışığında misafirler ağırlanırmış. Otaru’da ise kanal boyunca kar romantizmi yaşanırmış. “Mış” diyorum çünkü gidene kadar ben de habersizdim. 

2007 yılında diş hekimi olan ablamın Japonya’ya seminer için gideceğini duyunca diğer üç ablamla onun peşine takılmıştık. Bugün Instagram’da eski günleri yad etme günü. Ben bu defa sadece fotoğrafla değil de bu güzel yazıyla bir paylaşım yapmaya karar verdim. Zira orada gördüklerim öylesine farklı ve unutulmazdı ki benim için hala tazeliğini koruyor. O zaman gittiğim Sapporo Kar festivali de tam olarak şu sıralar orada vuku bulmakta. 11 Şubat’ta bitiyor. Yazıyı okuduktan sonra heves edip gitmeyi düşünenler bu yıl kaçırdınız, ancak seneye belki siz de orada olursunuz…

Perşembe’nin hatırına #tbt olarak bu hafta sadece fotoğraf değil aynı zamanda harika bir yazı post edip eskiyi yad ediyorum. Hürriyet Seyahat ekinde yayınlanan yazımı minik güncellemelerle post ediyorum… Keyifli okumalar.

Sapporo'da temalar

Sapporo’da temalar

Japonya’nın kuzeyindeki, doğal güzellikleriyle ünlü Hokkaido adasının beyaz incisi Sapporo, Japonya’nın beşinci büyük kenti. Hava yoluyla Tokyo’ya bir buçuk saat mesafede. Nüfusu 1 milyon 800 bin. Son yıllarda en az Tokyo kadar popüler olmaya başlayan Sapporo, 130 yıllık, planlı kurulmuş bir şehir. Altyapısı titizlikle düzenlenmiş. Otoyol ve kaldırımların altına ısıtma sistemi yerleştirilmiş. Kente insan boyunu aşacak miktarda kar yağdığında bile, yollar, kaldırımlar hep açık. Günlük hayat aksamıyor. Öyle ki Sapporo’da yoğun kar yağışı yüzünden okullar senede en fazla iki kere tatil ediliyormuş. Kentteki ilk günümde dışarıda yağan karı görünce, burnumu otel odasından birkaç gün çıkaramayacağımı düşünüp üzülmüştüm. Oysa yollar açık, metroyla, yeraltı yollarıyla, gideceğiniz yere sıcacık ulaşabiliyorsunuz. Üstelik tüm klozetler ısıtmalı. Hem suyu hem oturağı…

Parktan bir kare...

Parktan bir kare…

Sapporo, 1972’de Dünya Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yaparak adını duyurmuş. Şimdilerde şubat ayında düzenlenen ve gittikçe namı yayılan Sapporo Kar Festivali’yle iki milyon turist çekiyor. Kentte yaşanan kar şöleni, “Ölmeden Önce Eğlenilecek 22 Festival” listesinde ikinci sırada yer alıyor. Açıkçası festivalin bu kadar popüler olduğunu bilmiyordum oraya gittiğimde. Benimkisi daha çok keyfi ve plansız bir seyahatti. Şimdi ise kendimi şanslı hissetmem için bir sebep…

Festivalin başlangıcının 1950 yılına kadar uzandığını duyduğumda şaşırmadım desem yalan olur. Yerli halktan öğrendiğim hikaye şöyle: Bölgedeki üniversite öğrencileri Odori Parkı’nda kendi çabalarıyla kar ve buzdan 6 büyük heykel inşa etmişler. Takip eden yıllarda, parktaki bu etkinlik festivale dönüşmüş. Aslına bakarsanız Japon halkı kar konusunda çok yetenekli. Bir babanın çocuğu için yaptığı basit bir kardan adamın bile benimkiyle kıyaslandığında nasıl da sanat koktuğunu anlatamam.

Kardan yapılmış dev heykellere bakarken onca karın şehrin göbeğindeki parka nasıl toplandığını düşünmeden edemedim. Sonradan öğrendiğim kadarıyla karlar büyük araçlarla çevreden toplanıp alana getiriliyormuş. Hatta bununla ilgili bir dostluk öyküsü varmış: Yakıt sorununun yaşandığı 1974 kışında, kar taşıyacak araçlara yakıt bulunamayınca heykeller ilk kez tahta kullanılarak yapılmış. Uluslararası kardan heykel yarışmasının başlangıcı da aynı yıla rastlıyormuş. Bu arada kar festivali sayesinde Münih ile Sapporo kardeş şehir olmuşlar. Şehrin ortasındaki küçük Bavyera heykeli de bu kardeşliği simgeliyor.

HEYKELLER GECE YAPILIYOR

Her yaştan ziyaretçinin ilgisini çeken festivalde eğlenmek için tek yapılması gereken, sıraya girip nizamı korumaktı. Japonlar düzenli olmaları ile tanınırlar, aynı düzeni festival alanında da koruyorlar. Açıkçası onların kurallarını çiğnememek için gösterdiğim özeni attığım adımlar içinde gösterseydim defalarca kendimi yerde bulmamış olurdum. Çok düştüm çook.

Gönüllü bir heykeltraş iş başında

Gönüllü bir heykeltraş iş başında

Heykelleri inşa edenler gönüllü heykeltıraşlardan oluşuyor. Festival döneminde dünyanın dört bir yanından buz heykeltıraşı geliyor kente. Önce heykelin planını çiziyorlar. Heykelin inşa edileceği noktaya tahta paravanlardan bir havuz kuruluyor. İçine karlar yığıp, iyice sıkıştırılıyor. Sonra da karanlığın çökmesini bekleniyor. Zira gündüz sıcaklığında kar şekillendirmek zor. Gece sıcaklık istenilen düzeye düştüğünde işin erbapları baltalar ve küreklerle karı yontarak maharetlerini gösteriyorlar. Heykelleri festival boyunca koruyan ise iklim koşulları. Şubatta kentin ortalama sıcaklığı eksi 10 derece civarında. Öyle ki eldiven kar etmiyor. Bir zamandan sonra parmak uçlarınızı hissetmez hale geliyorsunuz.

Heykellerin temalarına gelince… Genelde dünyaca bilinen ünlü yapılar veya tarihe geçmiş isimler ele alınıyor. Örneğin 2004’te gerçekleşen festivalde, New York Yankees takımında oynayan ünlü Japon beyzbolcu Hideki Matsui’nin heykeli sergilenmiş.

2015 yılında ies Star Wars teması festivalin göz bebeği olmuş.

2015 yılında ies Star Wars teması festivalin göz bebeği olmuş.

Tahta havuz içine yığılan karlardan Star Wars teması böyle oluşturulmuş.

Tahta havuz içine yığılan karlardan Star Wars teması oluşmadan önce.

Gördüğünüz gibi şekillenmiş burada karakterler.

Gördüğünüz gibi şekillenmiş burada karakterler.

Park boyunca yürürken bir anda dünyanın tanınmış yapılarının yer aldığı ve dünya barışını simgeleyen dev heykel dikkatimi çekiyor. Gözlerim Türkiye’yi de sembolize eden bir şeyler

arıyor ama nafile… İçimden hemen oracıkta birkaç Peribacası veya Truva Atı inşa etmek geçiyor… Bu arada Odori Parkı, Susukino ve Sapporo Satoland meydanları boyunca çeşitli temalarla inşa edilmiş olan bu heykeller, festival bitiminde erimeye veya bozulmaya terk edilmeksizin vinçlerle yıkılıyor.

Festival alanındaki stantlarda yiyecekler, meşhur Sapporo biraları ve sıcak şaraplar satılıyor. Karın üstünde, buzların arasında yürürken kimin canı dondurma ister? Japonların! Sanırım bu soğuğa bir tür meydan okuma ya da çivi çiviyi söker çıkarımı. Emekleme çağındaki bebeklerine bile dondurma yediriyor Japon anneler. Su içmek istiyorsunuz buzlu geliyor. Onlara uyum sağlamaya çalıştım ama çok zor, iç organlarımın donduğunu hissettim!

Etkinlik dahilinde konserler ve dans gösterileri de yer alıyor. Bu soğukta konser mi verilir diyorsanız, Japonlar yolunu bulmuş. Isıtma sistemli camdan bir fanusta sahneye çıkıyor sanatçılar.

KAR VE MUMUN BULUŞMASI

Otaru Işık Festivali

Otaru Işık Festivali

Sapporo’ya kadar gelmişken, şehre bir saat uzaklıktaki bir başka festivali görmeden olmazdı. Otaru kentinde “Işıldayan Kar”  Festivali” Sevgililer Gününe” yakın hatta bu özel günü de kapsayan tarihlerde, Şubat ayında  gerçekleşiyor. Etkinliğin merkezi Otaru’nun tam ortasından geçen kanal. Özenle restore edilmiş bu tarihi kanal ve çevresindeki yapılar binlerce mumla aydınlatılıyor. Soğuk havaya rağmen bu görüntü insanın içini ısıtacak kadar romantik.

Mumlar her yerde...

Mumlar her yerde…

Yerli halkın kendi elleriyle yaptığı böyle şeker mi şeker tasarımlar adım başı karşınıza çıkıyor. Kendinizi dakikalarca izlemekten alıkoyamıyorsunuz.

Yerli halkın kendi elleriyle yaptığı böyle şeker mi şeker tasarımlar adım başı karşınıza çıkıyor. Kendinizi dakikalarca izlemekten alıkoyamıyorsunuz.

Otaru hatırası

Otaru hatırası

Yaklaşık 400 mum kanalda yüzdürülerek inanılmaz ışık oyunlarına sahne oluyor. Kanalın ışıldayan görüntüsüne bakarken gözlerimin dolduğunu itiraf etmeliyim. Sanki o ortamda kötü olan hiçbir his yok, herkes birbirini kucaklıyor. Diğer herkes de benimle bir aynı duygular içindeydi, yüzlerde hep tebessüm vardı. Kanal boyunca yürümek, çevre halkının kardan elleriyle yaptığı, mumlarla süslediği figürleri görmek istedim. Epeyce zorlandım. Zira sadece iki kişinin yan yana geçebileceği genişlikteki bu dar yolda, fotoğraf çekenlerden sıyrılmak kolay olmuyordu.

Bu minik cam figürler, orada görebileceklerinizin sadece minik bir kısmı.

Bu minik cam figürler, orada görebileceklerinizin sadece minik bir kısmı.

Kanaldan uzaklaşıp şehrin sokaklarına doğru ilerledim. Buralarda binlerce çeşit mum ve camdan heykelin satıldığı hediyelik eşya mağazaları mevcut. Cam sanatı oldukça gelişmiş Otaru’da. Şirin cam bibloların satıldığı mağazalara girince, zaman duruveriyor. Her bibloyu incelemek, yasak olsa da dokunmak, sonra da satın almak istiyorsunuz. Bibloların çoğu yeni yıl temalıydı. Bir tane bile Japon sanatını temsil edecek biblo bulamadım.

Tatlı kardanadamlar

Tatlı kardanadamlar

Bu arada mağazaların önüne dikilmiş tombul kardan adamlar da dikkatimi çekti. O kadar tatlılar ki, sarılıp bir daha bırakmak istemiyor insan. Tabii ki her mağazanın önünde birer tane kardan adam olması bende zamanla merak uyandırdı. Meğer onlar sadece kardan adam değil, aynı zamanda geleneksel Japon içkisi olan sake şişesinin de bir sembolüymüş.

Bu da son bir kare, Sappro'nun ünlü tapınaklarından birinde. Adını asla hatırlayamadım.

Bu da son bir kare, Sappro’nun ünlü tapınaklarından birinde. Adını asla hatırlayamadım.

Sapporo’ya nasıl gidilir?

Uzakdoğu’ya, özellikle Japonya’ya en ekonomik uçuşları Emirates Hava Yolları’nda bulabilirsiniz. Dubai aktarmalı uçuşla, Osaka’ya varıp sonrasında iç hatlara geçiyorsunuz. Yaklaşık iki saatlik bir uçuşun ardından Sapporo’ya ulaşabiliyorsunuz. Dilerseniz THY ile direkt Tokyo’ya gidebilir, Japon Havayolları JAL ile Sapporo’ya varabilirsiniz. Bu yol, ilk seçenekten daha pahalı.

JAPONYA’NIN KAR FESTİVALLERİ

Kurokawa Noh (1-2 Şubat): Yeni yıla merhaba festivali. Owase Ya-ya Masturi (1-5 Şubat): Erkek dansçıların Japon usulü peştamal giyerek yaptıkları dansla ünlü.Hakodate Yuki no Saiten (1-2 Şubat): Buzdan heykeller ışıklandırılarak sergileniyor, kış sporları yapılıyor. Yuki no Carnival, (5-6 Şubat): Kar, buz heykeller sergileniyor. Gece meşalelerle ateş gösterileri yapılıyor. Otomatsuri (6 Şubat): Diğer adı Ateş Festivali. Beyazlara bürünmüş binlerce gönüllü, ellerinde meşalelerle yakındaki dağın yalçın kayalarına tırmanıyor. Asahikawa Fuyu Masturi (7-11 Şubat): Dünyanın önemli buzdan heykel yarışmaları düzenleniyor. En büyük kar heykeller burada yapılıyor. Toka-machi Yukimatsuri (Şubat ortası): Japonya’nın en uzun süren kar festivali. Kardan heykeller yapılıyor, ünlü kimono tasarımcısı Niigita Perfecture’nin kreasyonları sergileniyor. Yuki Toro Masturi (10-13 Şubat): 200 kadar yuki toro (Geleneksel Japon taş fenerlerin kardan yapılmışları) kar kaplı Hirosaki Parkı’nı süslüyor. Kamakura Festivali (15-16 Şubat): Bölgenin yerli halkı Kamakura adı verilen kardan bir ev inşa ediyor, ziyaretçilere geleneksel Japon yiyecek ve içecekleri ikram ediyor. Katsuyama Sagichosai (Şubatın son haftası): Geleneksel müzik grupları 12 farklı sahnede kesintisiz konser veriyor. Son gün, bölge halkı Dondoo Yaki töreninde yıl dekorlarını yakıyor.

(Not: Festival günleri mevsim koşullarına göre değişebiliyor)

Comments
  1. Christia Nicklaw

    I like this web blog very much, Its a really nice billet to read and incur info . “Being powerful is like being a lady. If you have to tell people you are, you aren’t.” by Margaret Hilda Thatcher.

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir