Çocuğunuz Kristal Mi?

Tuna benim ilk çocuğum. İlk deneyimlerimin hepsini onda yaşadım. Elbette ikinci oğlum Bera da bana daha farklı, şahsına münhasır deneyimler yaşatmakta. Her çocuk farklıdır. Aynı anne babadan da olsa, salise farkla dünyaya gelen ikizler bile olsa, her birey farklı özelliklere sahip.

Ben bu araştırma yazısını Tuna’dan yola çıkarak yazma ihtiyacı duydum. Çünkü beni bu araştırmaya iten ilk oydu. Doğduğundan beri farklı olan bir yapısı vardı Tuna’nın. Her anneye çocuğu özel ve farklı gelir evet ama Tuna’nın öğretmenleri de benimle aynı fikirde olduğuna göre olaya subjektif bakıyor olamam. Girdiği her ortamda farklı bakış açısı ve yaklaşımlarıyla her zaman dikkat çekti Tuna. Her çocuk ağlarken o güldü. Her çocuk gülerken o ağladı. Bunu nasıl tarif edeceğimi şu an bilemiyorum ama hep farklıydı ve hep beni bile şaşırtmayı başarmıştı. Bebekken ilk dikkat çeken gözleri oldu. Gözlerini gören herkes yorum yapmadan geçemezdi. Tatil köyündeki yabancı turistler bile ilk olarak onun gözlerine iltifat ederdi…

niluferden

niluferden

Tabii konuşmaya başlamasıyla olay daha farklı boyutlara gitmeye başladı. Düşünen ve analiz edebilen bir yapıya sahip olduğunu fark ettim. Tuna 2011 Mayıs doğumlu ve şu an 5 yaşında. Ve adeta insanların ruhlarını okuyabilen bir hale geldi. Gülerken içimdeki hüznü, yemek yerken o gün başıma gelen bir şeyden kaynaklı duyduğum endişeyi anlayabiliyor. Hayvanlara ve doğaya olan aşırı ilgisi, kendi kendine kurduğu oyunların içeriğini hiç anlatmayayım. Beni bir anne olarak endişelendiren ise aşırı hassas bir yapıya sahip olması. Şimdiden benim ileride yaşlanmamdan korkuyor ve bunu her fırsatta dile getiriyor.

Tüm bunların doğrultusunda araştırmaya başladım. Pek fazla Türkçe kaynak olmadığı için yabancı kaynaklara yoğunlaştım. Sonunda X, Y, Indigo kuşağı gibi yeni bir kuşaktan bahsedildiğini gördüm. Bu kuşak, hızla gelişmekte olan dünyaya ayak uyduracak, bizleri gelecekte kucaklayacak olan bir kuşaktı. Okudukça Tuna’yı tarif ettiklerini fark ettim. Kristal kuşak tam anlamıyla Tuna’yı tarif ediyordu.

Bu faydalı araştırma yazısını başka ebeveynlerin de okuması gerektiğini düşünüyorum. Aynı kuşakta olan çocuklarınızı tanımlamanız ve onları nasıl eğitmeniz gerektiği konusunda sizlere ışık tutacağını düşünüyorum. Kendi adıma Tuna’nın eğitimi konusunda doğru yolda olduğumu görüp içimin rahatladığını söylemeliyim. Zira; her zaman onun tam anlamıyla bir doğa insanı olduğunu, mümkün mertebe, toprakta, denizde zaman geçirmesi gerektiğini, sanatla her daim iç içe olması gerektiğini anlayıp bu yolda hareket etmiştim.

niluferden

niluferden

Tamam ben sustum, yazı geliyor…

Son zamanlarda “yıldız” çocuklar her yerde karşımıza çıkabiliyor. Antik zaman kahinleri de günümüz medyumları da ruhu üç farklı jenerasyon olarak tanımlıyor: Indigo, Kristal ve Gökkuşağı. Peki ama bu yıldız çocukları özel kılan şey ne? Bu çocuklar dünyayı değiştirmek için aramızda bulunuyorlar. Aslına bakarsak bu, insan ruhunun ve kozmik bilincin evrim geçirmesi ve ruhsal kökenlerimizin yeniden gelişmesi ile alakalı bir mevzu.

Kristal çocukların büyük çoğunluğu 90’lı yıllarda doğan çocuklar arasında bulunuyor. Bu çocuklar ruhani ve telepatik güçlerini Indigolar’dan alıyorlar. Kristal çocuklar güçlü enerjilerini yansıtan auralara sahip oluyorlar. Hatta bazı belirli ışıklara maruz kaldıklarında renkleri bile değiştirebiliyorlar. Genellikle auraları şeffaf ya da solgun mavi tonunda oluyor. Özellikle içten gelen, karşılık beklemeyen sevgi ve iyileştirme becerileri bu çocukların temel özellikleri arasında yer alıyor. Öyleyse kristal çocukları diğer çocuklardan nasıl ayırt edeceğiz?

Kristal Çocuklar aşırı derecede hassas oluyorlar

Kristaller empati becerileri ile biliniyor. Yani bu çocuklar için diğer insanların düşüncelerini, duygularını ve hislerini yansıtan aynalar diyebiliriz. Tıpkı kristal taşlar gibi bu çocuklar da etraflarındaki insanların enerjisini topluyorlar.

niluferden (2)

Şefkatli ve sevgi dolu oluyorlar

Küçüklüklerinde fazlasıyla yardıma muhtaç olan Kristal çocuklar 5-6 yaşlarına dek ebeveynlerine aşırı bağlı olabiliyorlar. Sarılmayı ve dokunmayı çok seviyorlar. Genellikle kişisel alan kavramını anlayamayan bu çocuklar her zaman sevgiye muhtaç oluyorlar. Ayrıca karşısındaki insanlar sevgiye ihtiyaç duysalar da duymasalar da sürekli sevgi verme eğilimi gösteriyorlar. Diğer “yıldız” çocukların aksine Kristallerin yalnız kalmak istedikleri çok nadir görülüyor. Kesinlikle utangaç olmuyorlar. İnsanları çok seviyorlar. Eğer nefret ya da değişimi reddeden bir enerji ile karşılaşırlarsa vazgeçip başka bir insana yöneliyorlar. Aslında bir insandan vazgeçmek onlar için zor olsa da böyle bir durum karşısında vazgeçebiliyorlar.

Kristaller ruh enerjisini temizlemek için aramızda bulunuyorlar

 Görevleri dünyayı daha pozitif ve iyi bir yer haline getirmek olan Kristaller doğal iyileştiriciler, yoga eğitmenleri ya da rehberler oluyorlar. Tüm istedikleri, her şeyi daha iyi hale getirmekten ibaret.

 İletişim bu çocuklar için aşırı önem taşıyor

Amaçlarına ulaşmak için beden dilini ve telepatiyi kullanabiliyorlar. Net ve kendine güvenli olsalar da pek çok Kristal çocuk geç konuşmaya başlıyor. İşaret dilinde, müzikte, sanatta ve fotoğrafçılıkta yetenekli olabiliyorlar. Sözsüz iletişimde ileri derecede becerikli oluyorlar.

niluferden

niluferden

Sevgiyi ve iyiliği belli ederler

Fakat ilk gördüklerinde insanları korkutacak bir keskinlikten da bahsetmek gerek. Unutmayın ki farklı türlerde kristaller vardır. Bazen dış görünüş içle eşleşmeyebilir. Kristal çocuklar farklı vücut tiplerinde olabilirler. Dış görünüşleri güzel de olmayabilir fakat gözleri her şeyi belli eder. Ne olursa olsun Kristal çocuklar her zaman kendilerini güzel hisseder. Sıklıkla göz renkleri birbirini tutmaz. Eğer bir gözü mavi diğeri yeşil birisiyle tanıştıysanız Kristal olma ihtimali yüksektir.

Indigo ve Gökkuşağı çocuklardan daha yüksek frekanslar yayarlar

Genelde Kristaller diğer jenerasyonlardan daha güçlüdür. Negatif şeyleri evrene geri yansıtırlar. Bu da daha önce bahsi geçen ruh enerjisini temizleme işleminin bir parçasıdır. Bazen enerji iyileştirme ya da geleneksel tıp alanında çalışırlar. Kristallerle ilgili en önemli şey hem ruh gücü hem de fiziksel beceri ile negatif şeyleri uzaklaştırmalarıdır.

Ruhları değişik formlardaki enerjilere karşı duyarlıdır

Yeteneklerini karanlık enerjileri dağıtmak için kullanan Kristaller elektrik ve elektroniklerle sorun yaşarlar. Hiç sebep yokken telefonları kapanır, bilgisayarları çöker ya da bulundukları odadaki ışıklar yanıp sönmeye başlar. Ama endişeye gerek yok, yüksek miktarda kinetik ve magnetik enerji alanları mevcuttur. Yine de küçük yaşlardayken televizyon ve bilgisayar karşısında geçirdikleri zamanı kısıtlamakta fayda var. Ayrıca parlak ışıklara karşı da hassas oluyorlar. Işıklar onlar için sorun teşkil etse de yükseklik konusunda problem yaşamıyorlar. Sadece birkaç Kristalin yükseklik korkusu bulunuyor. Diğerlerinden harika pilot ya da dağcı oluyor.

Hassasiyetleri çeşitli alerjilere, kimyasallara, belirli yiyeceklere, alkole, şekere ve kafeine kadar uzanıyor

Kristaller Indigo ya da Gökkuşağı çocuklardan daha hassas oluyorlar. Toksinlere maruz kaldıklarında ciltlerinde parlama görülebiliyor. (Elbette Tuna’nın teninde değişiklik falan olmuyor. Öyle ütopik sıra dışı şeyler çok şükür hiç yaşamadık. Ampul patlaması ya da elektronik alet bozulması vs. Öyle bir şey olsa kafayı yerdim herhalde korkudan. Bizimki sadece karakter ve ruhani boyutta.)

Kristal çocuklar korkusuz oluyorlar

Bu çocukların görevinin dünyanın genel bilinç seviyesini değişmek olduğunu unutmayın. İçgüdüsel olarak korku kavramını aşmaya çalışıyorlar. Bu jenerasyonda doğan pek çok kahraman türü var. Eğer başkalarına fayda sağlamayacaksa yüksek stres içeren mesleklerden kaçınıyorlar. Asla fiziksel ya da duygusal acıdan korkmuyorlar. Kristaller bu hayatta korkacak hiçbir şey olmadığına inanıyorlar. Aynı şekilde ölümden de korkmuyorlar.

Kristal çocuklar için sevgi çok önemli

Kristaller bizi birbirimizle ve ruhlarla birleştiriyor. Bu birleştirme işlemi sırasında korku ve nefret gibi duyguları huzura, dengeye ve sevgiye dönüştürmek zorunda kalıyorlar. Tabii ki bu son derece zor bir iş. Bir Kristal çocuğun cesareti kırılırsa gücünü kaybedebilir ve sonsuz ışığı sönebilir. Bu yüzden onları yetiştirmek ve destek aldıklarından emin olmak çok büyük önem taşıyor. Onları negatif enerjilerle yüklü bir ortamda uzun süre tutmamak gerekiyor. Çoğu zaman negatif enerjileri uzaklaştırsalar da sabit bir yenilenmeye ihtiyaç duyuyorlar. Ayrıca Kristal çocuklar hayvanları, doğayı ve pozitif enerji ile dolu olan her şeyi çok seviyorlar. Bu yüzden onları sevdikleri şeylerle kuşatmak çok önemli.

Gökkuşağı Çocuklar Hakkında Ek Bilgi Vermeden De Geçmeyeyim Dedim…

Gökkuşağı çocuklar tamamlanan evrimin daha yüksek bilinç seviyesindeki halini temsil ediyorlar. Henüz çok az sayıda Gökkuşağı çocuk doğdu fakat buna rağmen yeryüzündeki varlıkları biliniyor ve hissedilebiliyor. Gökkuşağı çocuklar şu an genç yetişkin olma evresindeki Kristallerden sonra doğuyorlar ve yeni Maya Döngüsünü müjdeliyorlar. Hiç şüphe yok ki bu jenerasyona ait çocuklar çok güçlü oluyor. Eğer bir şekilde bir Gökkuşağı çocukla karşılaştıysanız ve ruhunuzun en derinine ulaştıklarını hissettiyseniz, yakın gelecekte dünyanın yok olacağını değil de yükselişe geçeceğini umut edebilirsiniz demektir.

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir